Türkiye'deki Botanik Bahçelerinin Ekolojik Önemi ve Güncel Durumu
Türkiye, Asya-Avrupa kıtaları arasında geçiş noktası olan stratejik coğrafi konumunun kazandırdığı kültürel zenginliğin yanı sıra, biyolojik çeşitlilik açısından da önemli değerlere sahiptir. Bölgede birbirinden farklı iklim-toprak-bitki örtüsü özellikleri yansıtan; "Avrupa-Sibirya", "Akdeniz" ve "İran-Turan" fitocoğrafik yörelerine has çok çeşitliliğin bir arada görülmesi bu sayede mümkün olur. Ülkenin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan belirgin yükselti farklılıkları ve karmaşık topoğrafyası, kısa mesafelerde bile çevresel koşulların büyük ölçüde değişmesine yol açar. Bu dikey ve yatay çeşitliliğin oluşturduğu farklı yaşam alanları ve habitat ortamlarında bulunan zengin flora ve fauna sayesinde, önemli biyoçeşitlilik merkezi hâline gelen Türkiye'de; yaklaşık 12.000 damarlı bitki türü bulunur ve bunların yaklaşık 3.500’ü endemiktir.
Türkiye’deki Botanik Bahçeleri
Botanik bahçeleri, bilimsel amaçlarla kurulan, çeşitli bitki türlerinin sistematik şekilde yetiştirildiği, korunduğu ve sergilendiği yaşam alanlarıdır. Bu bahçeler, biyoçeşitliliğin korunmasının yanı sıra; eğitim, araştırma, tohum bankacılığı, genetik kaynakların saklanması ve toplumun bilinçlendirilmesi gibi çok yönlü işlevler üstlenir. Ülkemizin coğrafi konumu, iklim çeşitliliği ve topoğrafik yapısı sayesinde sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin korunması, tanıtılması, bilimsel olarak değerlendirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması için botanik bahçelerine daha fazla destek sağlanmalıdır.
Türkiye'de üniversiteler, belediyeler ve özel kurumların işlev kazandırdığı bazı botanik bahçeleri şunlardır:
- Artvin Çoruh Üniversitesi Ali Nihat Gökyiğit Botanik Bahçesi
- Çukurova Üniversitesi Ali Nihat Gökyiğit Botanik Bahçesi
- Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesi
- Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi (İzmir)
- Gaziantep Botanik Bahçesi
- İstanbul Üniversitesi Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi
- Milli Botanik Bahçesi (Ankara)
- Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi (İstanbul)
- Süleyman Demirel Üniversitesi Botanik Bahçesi (Isparta)
Türkiye'deki botanik bahçelerinin mevcut durumunu ortaya koymak, ekolojik ve bilimsel açıdan taşıdıkları önemi vurgulamak ve gelecekteki gelişim potansiyellerini değerlendirmek amacıyla, başlıca örnekleri daha yakından tanıyabiliriz.
Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi
Türkiye'nin ilk botanik bahçelerinden biri olan Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi (NGBB), 1995 yılında İstanbul'da Ali Nihat Gökyiğit'in eşinin anısına kurulmuştur. 2002 yılında, "Hatıra Parkı" olarak halkın ziyaretine açılmış; 2003 yılında, "Botanik Bahçesi" olarak işlev kazandırılmıştır.
Konumu itibariyle de özel olan NGBB, hâlen dünyada otoyollar üzerinde yer alan ilk ve tek botanik bahçesidir. Otoyolların buluştuğu kavşakta, anayollar ile bağlantı yolları arasında yer alan onbir adanın oluşturduğu alan; Karayolları Genel Müdürlüğü ile ANG Vakfı arasında düzenlenen protokolle, botanik bahçesi kurmak üzere Vakfa tahsis edilmiştir.
Günümüzde botanik bahçesini oluşturan bu onbir adadan, halkın ziyaretine açık olan sekiz ada şunlardır: Merkez Ada, Ertuğrul Adası, İstanbul Adası, Arboretum Adası, Meşe Adası, Mesire Adası, Anadolu Adası, Trakya Adası.
Amacı, bitkiler dünyasını araştırmak, tanımak ve korumak olan NGBB; İstanbul'un önemli yeşil alanlarından biri olarak da varlığını devam ettirmektedir. Ayrıca, üstlendiği Eğitim-Araştırma-Koruma misyonuyla; Türkiye'de doğa bilinci oluşturma, biyolojik çeşitliliği koruma çabalarının öncüsüdür ve bu alandaki öncülüğünü sürdürmektedir.
Türkiye'nin zengin bitki örtüsünün sergilendiği sayılı alanlardan olan NGBB'de, önemli bitki koleksiyonları yer almaktadır. Gerek ülkemizin gerekse dünyanın farklı ekolojik bölgelerinden toplanan çeşitli bitki türleri, burada sergilenir. Endemik ve nesli tehlike altında olan bitki türleri ise özel öneme sahiptir. Zengin bitki koleksiyonlarının yanında, kapsamlı bir herbaryum ve konu kütüphanesinin de bulunduğu NGBB; bitki sergileme alanı olmanın yanı sıra, aynı zamanda doğa koruma, eğitim ve kültürel birikimin bir araya geldiği özel yaşam alanıdır.
"Türkiye Florası", yıllar sonra yeniden, tamamı resimli ve Türkçe olarak, NGBB'de hazırlanıp yazılmaktadır. Türkiye'nin dört bir yanından uzman akademisyenlerin katılımıyla sürdürülen proje, ülkenin zengin biyoçeşitlilik kaynağının, gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor.
Dünyanın giderek beton yığınlarına esir olduğu bu dönemde, İstanbul'un sayılı yeşil alanlarından birini oluşturan NGBB; doğayla iç içe vakit geçirmek isteyen herkese, ayrıcalıklı bir alan sunmaktadır. Bu alan, aynı zamanda bir doğa okulu, bir araştırma merkezi, sürdürülebilirliğe adanmış bir çevre koruma mekânıdır.
İstanbul Üniversitesi Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi
Türkiye’nin en eski botanik bahçesidir. İstanbul Üniversitesi bünyesinde, 1935 yılında, botanikçiler Alfred Heilbronn ve Leo Brauner tarafından kurulmuştur. Kuruluşundan itibaren titizlikle sürdürdüğü amacına yönelik temel ilkeleri şunlardır:
- Zengin bitki koleksiyonlarının peyzaj estetiğiyle sergilenmesi.
- Nadir ve Endemik türlerin korunması.
- Öğrencilere uygulamalı eğitim verilmesi.
- Bilimsel araştırmaların yürütülmesi.
12 Aralık 2003'te düzenlenen Prof. Heilbronn’u anma töreninde, bahçenin adı, kurucusuna duyulan saygıyla; “İstanbul Üniversitesi Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi" (AHBB) olarak belirlenmiştir. AHBB'nin hedefi şöyle özetlenebilir: İstanbul florasına özgü nadir ve endemik taksonların, özellikle küresel ölçekte tehdit altında olan 44 türün, ex situ (doğal alanı dışında) korunması, çoğaltılması ve yeniden doğaya kazandırılmasını sağlamak.
Toplam 17 dönümlük alanda kurulan botanik bahçesinde; ağaç, çalı, otsu bitki, tropik bitki, subtropik bitki çeşitlerinden oluşturulan, 5000’in üzerinde tür bulunmaktadır. Bu koleksiyonların önemli bölümü, yıllar içinde farklı yörelerden, zor doğa koşullarında toplanmış olan canlı örneklerdir.
Aynı zamanda, üniversite öğrencileri için uygulamalı eğitim sahası olarak planlanmış olan AHBB bünyesinde; Herbaryum (kurutulmuş bitki örnekleri arşivi), Tohum Bankası, Botanik Kütüphane, Botanik Araştırma Laboratuvarları da yer almaktadır. Ayrıca, Anadolu’da tehlike altında bulunan soğanlı bitkilerin varlığını sürdürmesi için, özel koruma ve üretim çalışmalarına ayrılmış özel alan vardır.
Ancak, son yıllarda yaşanan gelişmeler sonucu, AHBB'nin durumu büyük ölçüde değişmiştir. 2018 yılında, İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nün botanik bahçesi ve laboratuvarları tahliye edilmiş; bu süreçte bahçe ziyarete kapatılmış ve giriş tabelası da kaldırılmıştır. Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi'nin kapatılması, Türkiye'nin botanik mirası ve bilimsel araştırma kapasitesi açısından önemli kayıp olarak değerlendirilmektedir. Bahçenin yeniden açılması ve bilimsel faaliyetlere kazandırılması için, çeşitli girişimler sürmektedir.
Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesi
Düzce Üniversitesi kampüsünde, 2021 yılında, yaklaşık 60 dönümlük alan üzerinde kurulmuştur. Batı Karadeniz Bölgesi'nin ilk botanik bahçesi olarak; süs bitkileri ve tıbbi bitkiler konusunda, eğitim, araştırma, koruma faaliyetleri yürütülmektedir.
Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesi (DÜSTBB), Botanic Gardens Conservation International (BGCI) tarafından oluşturulan, Dünya Botanik Bahçeleri Listesi'ne, Türkiye'den dâhil edilen oniki botanik bahçesinden biridir.
DÜSTBB'de, yaklaşık 600 farklı bitki türüne ait 10.000'den fazla bitki örneği bulunmaktadır. Özellikle Batı Karadeniz Bölgesi'nde, kaybolma riski taşıyan endemik bitki türlerinin korunması amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Hâlen, 23 nadir bitki türü çoğaltılarak, kayıt altına alınmıştır. Ayrıca, Türkiye genelinde iklim değişikliği nedeniyle kaybolma tehlikesi bulunan yaklaşık 10 endemik bitki türü bahçeye getirilerek koruma altına alınmaktadır.
DÜSTBB, bölgesel bitki çeşitliliğinin korunması, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve eğitim çalışmalarının yürütülmesi açısından, önemli bir merkez olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.
Artvin Çoruh Üniversitesi Ali Nihat Gökyiğit Botanik Bahçesi
Artvin'in Salkımlı Köyü’nde, 2019 yılında, 200 dönümlük alanda kurulmuş; 2022 yılında ziyarete açılmıştır.
Artvin Çoruh Üniversitesi Ali Nihat Gökyiğit Botanik Bahçesi (AÇÜANGBB) bünyesinde; AR-GE ve Sergi Serası, Üretim Serası, Tıbbi-Aromatik Bitkiler, Endemik Bitkiler, Ballı Bitkiler, Yem Bitkileri, Gül Bahçesi, Gen Bahçesi, Meyveli Türler gibi koleksiyon alanları bulunmaktadır.
Botanik Bahçesi'nin bulunduğu alanda; 400’ü nadir, 200’ü tıbbi-aromatik özellikte olmak üzere, toplam 2000 farklı türe ait, 30000’e yakın bitki yetiştirilmektedir.
AÇÜANGBB'de ayrıca; Organik Gölet, Tema Alanı, Arkatlı Yürüme Alanları ve Bitki Tünelleri, Labirent Bahçe, Yöresel Evler ve Bitkiler Sokağı gibi alanlar yer almaktadır.
Sonuç ve Öneriler
Günümüzde biyolojik çeşitlilik, dünya genelinde önemli ölçüde tehdit altındadır. Sanayileşme, kentleşme, altyapı projeleri, doğal yaşam alanlarını tahrip etmekte; ormanlar, sulak alanlar, meralar gibi ekosistemler, hızla yok olmaktadır.
Bu süreçte, pek çok bitki türüne ait habitat azalmakta ve bazı türler, varlığını sürdürememe tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Aynı zamanda iklim değişikliği, artan sıcaklıklar ve değişen yağış düzenleri de özellikle dar toleranslı ve endemik türler üzerindeki baskıyı artırmakta; çiçeklenme ve meyve verme gibi biyolojik döngüleri bozarak yayılış alanlarını daraltmaktadır.
İstilacı türlerin yayılması da doğal ekosistemleri tehdit eden önemli unsurdur. Bu türler, yerli bitki türleriyle rekabete girerek yerel çeşitliliği azaltmakta, ekolojik dengeyi bozmaktadır. Genetik çeşitliliğin azalmasıyla birlikte, türlerin hastalıklara ve çevresel stres faktörlerine dirençleri düşmekte, bu da ekolojik istikrarı zayıflatmaktadır.
Tüm bu sorunlara rağmen botanik bahçeleri, hem ex situ koruma çalışmaları hem de eğitim, araştırma ve farkındalık faaliyetleriyle önemli direnç noktaları oluşturmaktadır. Türlerin tanımlanması, kayıt altına alınması ve korunması konularında bilimsel altyapı sunan botanik bahçeleri; aynı zamanda, toplumu bilgilendiren, çocuklara doğa eğitimi kazandıran kurumlardır.
Türkiye'deki botanik bahçelerinin değerlendirilmesi sonucunda, aşağıdaki öneriler geliştirilebilir:
- Botanik bahçelerine yönelik yasal altyapı güçlendirilmeli; "Ulusal Düzeyde Koruma Stratejisi" oluşturulmalıdır.
- Üniversitelerle işbirliği geliştirilmeli; öğrenci katılımı teşvik edilmeli, genç araştırmacıların bu alanlara yönelmesi desteklenmelidir.
- Dijital envanter sistemleri geliştirilerek, düzenli kullanımı teşvik edilmeli; bitki koleksiyonları sürdürülebilir şekilde belgelenmelidir.
- Endemik ve tehdit altındaki türlere ilişkin koruma projeleri yaygınlaştırılmalı ve desteklenmelidir.
- Toplumun botanik bahçelerine erişimi kolaylaştırılmalı; doğa eğitimi ve çevre farkındalığını artırmaya yönelik programlar yaygınlaştırılmalıdır.
Öykü Çelik Çerçioğlu
NGBB Canlı Bitki Koleksiyonları Sorumlusu
Fotoğraflar: NGBB Arşivi