Bergamot (Citrus x bergamia [Risso] Risso & Poit.), turunçgiller (Rutaceae) ailesinden, turunç (Citrus x aurantium L.) ve limon (Citrus x limon [L.] Osbeck) türlerinin hibriti olan küçük ağaçtır. Ortalama 4 metre boyundaki bitkinin; koyu yeşil renkli yaprakları, yıldız şeklinde beyaz renkli çiçekleri, küremsi-armudi biçimde meyveleri bulunur.

Güney İtalya’nın Kalabriya bölgesinde (Reggio Calabria), tarımı ve endüstriyel üretimi yapılır. Ticari olarak dünya bergamot üretiminin yaklaşık % 90’ı bu bölgeye aittir. Doğu Akdeniz'in kıyı kesimleri, Kıbrıs ve bazı Kuzey Afrika ülkeleri ile Fildişi Sahili, Kamerun, Brezilya, Uruguay, Arjantin, Çin'in Akdeniz ikliminin hâkim olduğu yerlerinde yetiştirilir. Fildişi Sahili, tek başına dünya üretiminin % 8-10’unu karşılamaktadır. Brezilya ve Çin, pazara yeni giren ülkelerdir. Ülkemizde Mersin, Adana, Hatay'da üretimi vardır.

Bergamot meyvelerinin etli kısmı acıdır ama kabukları karakteristik bergamot kokusuna sahiptir. O nedenle, “Pelatrice” tipi tesislerde soğukta sıkma tipi ekstraksiyon ile yüzde 0,4-0,6 verimle bergamot esansı elde edilir. Soğuk sıkımdan artan posalardan distilasyon yoluyla ve kimyasal modifikasyonla; “torchiati" (vidalı presten geçirilmiş), “ricicli" (geri kazanılmış), “pulizia dischi" (disk temizleme), “distilled” (damıtılmış) ve “bergapten-free” (bergaptensiz) bergamot uçucu yağları üretilir.

“Ricicli” uçucu yağı, günlük ekstraksiyon üretimi sonrasında kalan suların santrifüje edilmesiyle % 1 verimle kazanılır. “Torchiati” uçucu yağı, katı artıkların ikinci bir santrifüjde sıkılmasıyla % 3,5 verimle elde edilir. “Pulizia dischi” uçucu yağı, günlük işlem sonrasında ikinci santrifüj diskinden gelen sıvı atıkların dekante edilmesiyle elde edilir. Bergamot endüstrisinde, distilasyon sadece soğuk sıkım yağların rafinasyonu, yani monoterpenlerinden (deterpenasyon) veya furokumarinlerinden (BFC) arındırılması; ya da ikinci kalite yağların iyileştirilmesi amacıyla kullanılır.

Bergamotun acı usaresi kulanılmaz; ancak son zamanlarda hipolipemik, hipoglisemik (kandaki yağ ve şekeri düşürücü), antienflamatuar (yangı giderici) ve antikanser etkileri açıklanmıştır.

Uçucu yağın, % 85 ilâ % 99’u uçucu, % 1 ilâ % 15’i uçucu olmayan bileşiklerdir. Uçucu olmayan kısmında, özellikle oksijenli heterosiklik bileşikler (Kumarinler, psöralenler, polimetoksiflavonlar), mumlar, pigmentler bulunur.

Yaklaşık bir asır önce, bergamot yağının fototoksik özellikleri keşfedildi. Buna göre, güneş ışığına maruz kalan bergamot esansı veya esans içeren kokuların sürüldüğü ciltlerde, yanıklar ve ikinci derece hiperpigmentasyon (derinin aşırı derecede koyulaşması) görülür. Bunun nedeni furokumarinler (psöralenler)'dir. Özellikle yağda, % 0,11-0,32 oranında bulunan bergapten (5-metoksipsöralen), fotomutajenik ve fotokarsinojenik özellikleriyle en etkilisidir.

"5-MOP" içeren bergamot esansı, 1995 yılına kadar güneş yağlarında (Bergasol®) kullanılmıştı. Bu sebeple "5-MOP" içeren kozmetikler, Avrupa mevzuatına göre ya tamamen yasaklanmış ya da "5-MOP" oranı, maksimum % 0,4’e düşürülmüştür. Özellikle kozmetik ürünlerde kullanılmak üzere, vakum distilasyon tekniğiyle ya da yağı alkalilerle muamele edilerek, furokumarinsiz veya bergaptensiz yağlar, “Bergamot FCF” üretilmiştir. Aromaterapide kullanılan bergamot yağı için, hâlen hiçbir kısıtlama bulunmamaktadır. Bu nedenle, az da olsa fotodermatit vakalarına rastlanmaktadır.

Uçucu olmayan kısımda, bergapten dışında bergamottin (5-geraniloksipsöralen) (% 1,02-2,75), kumarinler geraniloksi-7-metoksikumarin (% 0,08-0,2) ve sitropten (5-geraniloksi-7-metoksikumarin) (% 0,14-0,35) bulunur.

Uluslararası Standartlar Enstitüsü (ISO), bergamot esansının standardını (ISO 3520 – İtalyan tipi bergamot uçucu yağı) yayımlamıştır. Buna göre, bergamot esansında bulunması gereken uçucu ana bileşiklerin minimum ve maksimum değerleri şöyledir: Limonen (% 30-45), linalil asetat (% 22-36), linalool (% 3-15), gama-terpinen (% 6-10), beta-pinen (% 5,5-9,5), beta-bisabolen (% 0,3-0,55), geranial (% 0,25-0,5).

Karakteristik bergamot kokusundan, oksijenli monoterpenler [linalool, linalil propionat, sitral [geranial+nera])] sorumludur. Non-terpenik alifatik ester oktil asetat, bergamot yağında diğer narenciye yağlarına nazaran daha çok bulunur. Monoterpenik esterler olarak, linalil asetat dışında geranil asetat, linalyl propionate, neril asetat, (Z)-sabinen hidrat asetat ve (E)-sabinen hidrat asetat da bulunur. Limonen ve pinen gibi oksijensiz monoterpenler, kokuya olumlu şekilde katkıda bulunmadıkları gibi, ışık ve ısıya maruz kaldıklarında yağın raf ömrünü de azaltabilirler. Bu nedenle uzaklaştırılmaları uygun olur.

Unutulmamalıdır ki su distilasyonu ile elde edilen yağların bileşimi, soğuk sıkım yağlardan çok farklıdır. Bunun nedeni, termal işlem esnasında pek çok hidrolitik reaksiyonun meydana gelmesidir. Örneğin, linalil asetat yüzdesi düşüktür; zira distilasyon sırasında, ester parçalanıp linalool’e dönüşür. Terpinen-4-ol ve alfa-terpineol oranları, soğuk sıkım yağa göre daha yüksektir. Bu yağlarda, doğal olarak furokumarin veya bergapten bulunmaz.

Bergamot uçucu yağı, diğer narenciye kabuk yağları arasında, eşsiz kokusu ve tazeliğiyle özel yere sahiptir. Bu nedenle özellikle parfümeri (örneğin, kolonya) ve kozmetik endüstrisinde, cilt bakım krem ve losyonlarında, serinletici özelliği nedeniyle tercih edilir. Ayrıca likör (Curaçao), çay (Earl Grey Tea), tütün, tatlı, kurabiye, şekerleme, sakız, meşrubat, mum ve sabun gibi ürünlerin kokulandırılmasında kullanılır. Antiseptik ve antibakteriyel özellikleri nedeniyle, bazı farmakopelerde kayıtlıdır ve ilaç endüstrisi ile hijyenik ürünlerde de yararlanılır.

Hem halk tıbbında hem de aromaterapide popüler bir yağdır. Analjezik, antiseptik, antimikrobik, karminatif, hazmettirici, sedative ve ateş düşürücü özellikleriyle bilinir. Aromaterapide, stres ve anksiete düşürücü olarak kullanılır. Esansın koklanmasıyla, stres hormonu olan kortizol seviyesinde düşme ve ruh hâlinde iyileşme gözlenmiştir. Ayrıca, solunum yolu enfeksiyonlarını ve soğuk algınlığını giderici, burun kanallarını açarak nefes almayı kolaylaştırıcı etkileri de bulunmaktadır.

Cilt bakımında, antibakteriyel ve yangı giderici özelliklerinden ötürü, akne ve diğer cilt rahatsızıklarının tedavisinde etkili bulunmuştur. Psöriasis (sedef) ve egzama semptomlarının giderilmesinde de yararlı olabilir. Saç bakımında yararlanılan popüler bir yağdır. Bukleleri yumuşatmada ve şekle sokmakta kullanılır. Kepeği önleyici ve sağlıklı saç büyümesini sağlayıcı etkileri de vardır. Şampuana veya yumuşatıcıya (conditioner) damlatılan birkaç damla bergamot esansı, saçı yumuşatır ve besler.

Evde "Earl Grey" çayı elde etmek için, büyükçe bir kavanozun yarısına kadar siyah çay doldurulur; ipliği kapağa sıkılaştırılan ve üzerine bergamot esansı damlatılan pamuk, çaya değmeyecek şekilde sarkıtılır. Kavanoz, 1-2 hafta boyunca karanlıkta saklanır. Bu şekilde hava boşluğunda yoğunlaşan uçucu yağ bileşenleri, çay tarafından emilerek bergamot çayını oluşturur.

Bergamot esansının, foto ve termosensitiv olması ve suda çözünürlüğünün az olması nedeniyle, etkili dağıtım (delivery) sisteminin bulunması kolay değildir. Geleneksel dozaj formları (merhem, solüsyon, jel) ile uçucu yağların kontrollü salımı için, yağı polimerik parçacıklarda veya siklodekstrinlerde enkapsüle etme yöntemleri yararlıdır. Mikroenkapsülasyon esnasında püskürtmeli kurutucudaki sıcaklığın, yağın bileşimini bozmamasına özen gösterilmelidir. Formülasyonlarda, nanopartiküllerin kullanımı da söz konusudur.

K. Hüsnü Can Başer
Prof. Dr; Yakın Doğu Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi

Fotoğraflar: K. Hüsnü Can Başer

Bu yazıda belirtilen ifadeler,
sadece bilgilendirme amaçlıdır;
tavsiye niteliği taşımaz.
Hastalıkta tedavinin,
mutlaka doktor kontrolünde yapılması
gerektiği unutulmamalıdır!..