EGE-AKDENİZ DUVARLARININ RENGİ
Begonvil
(Bougainvillea sp.)
Begonvil (Bougainvillea sp.) cinsine ait türler, canlı renklerde açan çiçekleriyle dikkat çeken sarılıcı ve tırmanıcı bitkilerdir. Adını, 18. yüzyılda Güney Amerika seferi sırasında bitkiyi Avrupa’ya tanıtan Fransız kâşif Louis Antoine de Bougainville’den alır. "Kâğıt çiçeği" olarak da bilinen bitki, Güney Amerika kökenlidir. Asya’nın tropikal bölgelerinden Akdeniz kıyılarına kadar uzanan geniş coğrafyada yayılım gösterir. Ülkemizde, Ege ve Akdeniz kıyı şeridinde süs bitkisi olarak yaygın yetiştirilir.
Bahçeleri, balkonları, yazlık ev girişlerini süsleyen begonvil türleri, duvarları ve pergolaları sararak bulunduğu mekâna özgün Akdeniz havası katar. Sadece göz alıcı güzelliğiyle değil; aynı zamanda hızlı büyümesi, dayanıklılığı ve yoğun bakım gerektirmeme özelliğiyle de ilgi çekicidir.
Begonvil (Bougainvillea sp.), akşamsefasıgiller (Nyctaginaceae) ailesine ait, odunsu yapıda, dikenli ve genellikle tırmanıcı veya sürünücü formda gelişen bir cinstir. Bitkinin doğal yayılış alanı, Brezilya, Peru, Bolivya ve çevresindeki tropik ve subtropik bölgeleri kapsar.
Begonvil cinsi, doğada birkaç türle temsil edilse de bu türler arasında yapılan melezleme çalışmalarıyla yüzlerce kültivarı geliştirilmiştir. Böylece begonviller, neredeyse her bahçeye, her duvara, her form ve renk isteğine cevap verebilecek zenginlikte çeşitlilik göstermiştir. En yaygın görülen üç türü vardır.
Begonvil (Bougainvillea spectabilis Willd.)
Yapısı, daha bodur ve kuvvetli; yaprakları ve brakteleri, daha büyüktür. Soğuk bölgelerde, diğer türlere göre daha dirençlidir.
Gelinduvağı (Bougainvillea glabra Choisy)
Küçük yapılı ve bol çiçekli olmasıyla tanınır. İnce yapraklıdır. Brakteleri, genellikle mor renklidir. Kuraklığa son derece dayanıklıdır.
Bougainvillea × buttiana Holttum & Standl.
Begonvil ve Gelinduvağı türlerinin melezidir. Kültivarları, sarıdan turuncuya, pembeden kırmızıya, renk çeşitliliği gösteren çiçeklere sahiptir.
Begonvil türleri, uygun yetişme koşullarında, 3 ilâ 12 metreye kadar boylanabilir. Gövde ve dalları boyunca yaygın görülen dikenler, bitkinin kendini savunmasına yardımcıdır. Aynı zamanda, tırmanıcı yapısını da destekler; duvarlara, pergolalara, çitlere, kafeslere sarılmasını sağlar.
Yaprakları, genellikle oval formda, sivri uçlu ve koyu yeşil renklidir. Bazı türlerde, yaprak yüzeyinde tüylenme görülür. İklim koşullarına bağlı olarak değişkenlik gösteren yapraklar; sıcak iklimlerde genellikle yıl boyu korunurken; serin bölgelerde kışın dökülür.
Begonvil bitkisinin en dikkat çekici özelliği; gerçekte çiçek olmadığı hâlde çiçek olarak algılanan, yaprak benzeri renkli unsurlarıdır. Bitkinin asıl çiçekleri, oldukça küçük ve genellikle beyaz ya da krem renklidir. Bu küçük çiçeklerin çevresini saran üç adet brakte; pembe, fuşya, mor, kırmızı, beyaz, sarı, turuncu renkleri ve canlı tonlarıyla, bitkiye görsel ihtişamını kazandırır.
Bitkinin büyüme hızı, türüne göre yavaş ya da hızlı olabilir. Genelde iki büyüme dönemi vardır.
Vejetatif Büyüme Dönemi: Bu dönem, yeni yapraklar ile sürgünlerin oluştuğu evredir ve birkaç hafta sürer. Bitki yeterli güneş ışığı alırsa, bu süreçte tomurcuk oluşumu başlar. Ancak ışık yetersizse, büyüme yalnızca yapraklarla sınırlı kalır. Bu durum özellikle bitkinin iç mekânda saksı bitkisi olarak yetiştirildiği veya kışın içeri alındığında sıkça gözlenir.
Çiçeklenme Dönemi: Bu evrede yaprak gelişimi durur ya da çok az olur. Çiçeklenme süresi, bitkinin genel sağlığına ve çevresel koşullara bağlı olarak değişir. Tropik bölgelerde, yıl boyunca çiçeklenme görülebilirken; diğer iklim kuşaklarında çiçeklenme, genellikle 4 ilâ 6 haftalık döngüler hâlinde gerçekleşir.
Begonvilin Gelişim ve Bakım Özellikleri
Begonvil türlerinin yaşam döngüsünü sağlıklı sürdürebilmesi için, belirli iklim koşullarının sağlanması gerekir. Işık, sıcaklık, oransal nem gibi çevresel etkenler ile bakım uygulamaları, bitkinin morfolojik gelişimini ve çiçeklenme yoğunluğunu doğrudan etkiler.
Işık
Begonvil, güneş seven bitkidir ve yoğun çiçeklenme için doğrudan güneş ışığına ihtiyaç duyar. Günlük altı saatten az güneş alan yerlerde, çiçek oluşumu azalır ve bitki, daha çok yaprak üretmeye yönelir. Yarı gölge veya kapalı alanlarda, renkli brakteleri gelişmez, yeşil yaprakları artar. Güneye bakan balkonlar, cephe duvarları ve güneşli açık bahçeler, begonvil için uygun alanlardır. Işık eksikliği, bitkinin dekoratif değerini düşürür. Uzun gün süreleri de çiçeklenmede olumlu etki yaratır. Özellikle yaz aylarında, tam güneş alan ortamlarda, bitki azamî gelişim gösterir.
Sıcaklık
Begonvil, sıcak iklim bitkisidir ve gelişimi için sıcak ortamları tercih eder. Optimal büyüme sıcaklığı, 20°-30° C olur. Bu sıcaklık aralığında, hızlı gelişir ve yoğun çiçeklenme gösterir. Kısa süreli, 2°-5° C düzeyine kadar dayanıklılık gösterse de; -1° C ve altındaki sıcaklıklarda, yapraklarını döker ve don zararına uğrayabilir. Gece–gündüz sıcaklık farkının çok olduğu yerlerde, bitkinin gelişimi yavaşlayabilir. Bu nedenle iklim koşullarının, yıl boyunca ılık olduğu ve don tehlikesinin bulunmadığı yerlerde, daha verimli yetiştirilir.
Oransal Nem
Bitki, orta düzeyde nemi tercih eder; aşırı nemli ortamlarda hastalık riski artar. Yüksek oransal nem, yapraklarda mantar enfeksiyonlarına ve kök çürümelerine sebep olabilir. Kuraklığa dayanıklı olan bitki, nemden çok sıcaklığa ihtiyaç duyar. Havadaki nem oranı çok yüksek olduğunda, braktelerde çürüme veya solma görülebilir. Bu nedenle havalanma değişiminin iyi olduğu ortamlarda yetiştirilmelidir. Kapalı, fazla nemli ve havasız ortamlarda, bitkinin hem büyümesi hem de çiçeklenmesi olumsuz etkilenir.
Toprak İsteği
Geçirgenliği iyi ve asitliliği az ya da nötr olan topraklarda en iyi gelişimi gösterir. Toprak yapısında, su tutma kapasitesinin düşük, geçirgenliğin yüksek olması önemlidir; aksi hâlde, kök çürüklüğü gibi sorunlar oluşabilir. Organik madde bakımından zengin, ama aşırı besin yüklenmemiş, kumlu-tınlı topraklar, sağlıklı gelişim ve bol çiçeklenme için elverişlidir.
Sulama
Begonvil, genelde az su ister; fazla sulanırsa gelişimi durur. Özellikle büyüme döneminde, düzenli sulama gerekir; ancak, sık ve aşırı sulanmamalıdır. Aşırı sulama, kök çürümesine yol açar ve çiçeklenmeyi azaltır. Bitkinin kökleri, ıslak toprakta kalmaya karşı duyarlıdır. Bu nedenle en sağlıklı yöntem, önce toprağın tamamen kurumasını beklemek ve sonra yeterince sulamaktır. Saksıda yetiştirilen bitkilerde, drenaj deliklerinin açıklığından emin olunmalıdır.
Gübreleme
Dengeli ve zamanında yapılan gübreleme, sağlıklı büyüme ve daha fazla çiçeklenme sağlar. Büyüme sezonu olan ilkbahar-sonbahar döneminde, ayda bir veya iki kez, fosfor ağırlıklı çiçekli bitki gübreleri kullanılabilir. Aşırı azotlu gübreler, yapraklanmayı artırsa da çiçeklenmeyi azaltacağından önerilmez. Kış döneminde bitki dinlenmeye geçtiği için, gübreleme yapılmamalıdır. Ayrıca, yavaş salınımlı gübreler veya sıvı gübreler, düzenli kullanım açısından tavsiye edilir.
Budama
Begonvilde çiçeklenme, yalnızca yeni sürgünler üzerinde olduğundan, bitkinin sağlıklı gelişimi ve bol çiçek açması için düzenli ve doğru budama hayati öneme sahiptir. Budama, yalnızca şekil vermek için değil, aynı zamanda bitkinin genç kalmasını sağlamak ve çiçeklenmeyi teşvik etmek amacıyla da uygulanmalıdır.
Budama işleminde en uygun zaman, ilkbahar başı, yani nisan ayıdır. Bu dönemde, hava sıcaklıkları artmaya başlar ve uyanan bitkiler, canlanma-büyüme evresine girer.
Budama işleminde, öncelikle kurumuş, donmuş, zayıf, hasarlı, hastalıklı dallar temizlenmeli; aşırı uzun sürgünler kısaltılarak, bitkinin dengeli form oluşturması sağlanmalıdır.
Vejetasyon başladıktan iki-üç ay sonra, ikinci kez hafif budama önerilir. Bu uygulamada, eğer istenirse tepe sürgünleri kısaltılarak bitkinin yukarı doğru değil, yanlara doğru gelişmesi teşvik edilir. Böylece, begonvil daha dolgun, bütüncül ve dengeli forma kavuşur.
Çiçeklenme sonrasında, çiçeklerin hemen arkasından solmuş dallar da kesilirse, yeni sürgünlerin daha hızlı oluşması desteklenir.
Bitki çit, duvar veya pergola boyunca yönlendirilmişse, yönlendirme budamalarıyla dalların karışık büyümesi engellenebilir.
Ağustos ayından sonra, budama işlemi yapılmamalıdır. Bu uygulama, bitkinin eylül–ekim aylarında da çiçeklenmeye yoğunlaşması ve daha bol çiçek açmasını sağlar.
Budama sonrası, bitkilere kısa süre sulama ve gübreleme yapılmaz. Bu kontrollü stres, bitkinin çiçeklenmeye yönelmesini sağlar. Ancak bu sürecin dikkatle yönetilmesi gerekir; aşırı susuzluk ya da besin eksikliği bitkinin sağlığını bozabilir.
Budama sırasında, keskin ve temiz makas kullanılmalıdır. Kör veya kirli aletler, bitkinin dokusuna zarar verebilir ve hastalık bulaştırabilir. Begonvil, dikenli yapıda bitki olduğundan, çalışma sırasında eldiven kullanılması da önerilir.
Destek Sistemi ve Yönlendirme
Doğal tırmanıcı sarmaşık türü olan begonvil, büyürken yönlendirme ve destek sistemine ihtiyaç duyar. Özellikle dikey gelişimi teşvik etmek ve estetik görünüm oluşturmak amacıyla; çit, pergola, kafes, duvar, bahçe kemerleri gibi yapılarla desteklenmesi önerilir. Bu amaçla kullanılabilecek bazı destek elemanları vardır.
Sağlam tel kafes veya örgü çitler: Bahçede, ahşap ya da metalden yapılmış tırmanma çerçeveleri, pergolalar, çardaklar veya duvar sistemleri kullanılabilir. Begonvilin odunsu dalları esnek olduğu için şekillendirmeye uygundur. Dallar büyüdükçe, yumuşak bağlarla bu yapıya sabitlenir. Bağlama sırasında bitki dokularının zarar görmemesine dikkat edilmelidir. Aynı zamanda yeterli hava dolaşımı sağlanmalı ve karışık-dağınık büyüme önlenmelidir.
Espalier Yöntemiyle Düzlemsel Yetiştirme: Begonvil duvar boyunca, espalier yöntemle (bitkiye belirli bir şekle göre form kazandırma), düzlemsel olarak yönlendirilebilir. Bu yöntem, hem mekân tasarımında estetik görünüm sağlar, hem de duvar yüzeyinde sıcaklık tutumu, rüzgâr kırılması gibi mikroklimatik avantajlar sağlar. Aynı zamanda, küçük alanlarda verimli büyüme ve çiçeklenme için uygundur.
Üretim
Begonvil cinsi türlerin çoğaltılmasında en yaygın ve başarılı yöntem, yarı odunsu sürgünlerden çelik alma yöntemidir. Özellikle ilkbahar ya da yaz başında uygulanan yöntem, bitkinin aktif büyüme dönemine denk geldiğinden, daha verimli sonuç alınabilmektedir.
Uygulama sürecinde, sağlıklı begonvil bitkisinden, yaklaşık 10–15 cm uzunluğunda, odunlaşmaya başlamış ancak tamamen sertleşmemiş sürgün alınır. Çeliğin alt kısmındaki yapraklar temizlenir ve dip kısmı, köklenmeyi teşvik edici hormon içeren solüsyon (özellikle IBA içerikli köklendirme tozu veya sıvısı) ile muamele edilir. Ardından çelik, geçirgen ve nem tutma kapasitesi yüksek karışıma (örneğin torf ve perlit karışımı) dikilir.
Köklenme sürecinde başarıyı artırmak için, çeliklerin yerleştirildiği ortamın kapalı, yoğun nemli ve ılık olması gerekir. Bu koşullar, küçük bir sera ya da şeffaf, kapaklı bir kap içinde sağlanabilir. Çelikler, bol ışık alan ortamda tutulmalı, doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalı, yoğun nemliliğin korunmasına dikkat edilmelidir. Uygun koşullarda köklenme, dört-sekiz hafta içinde gerçekleşir.
Aşılama
Bazı ticari üreticiler, farklı renklerde çiçek açan begonvil çeşitleri elde etmek amacıyla, dayanıklı anaçlara renkli kültivarları aşılayarak üretim yapar. Begonvil çoğaltımında kullanılan aşı yöntemi, genellikle yan aşı ya da T göz aşısı şeklindedir. Bu yöntem, özel teknik bilgi ve beceri gerektirdiği için, ticari üretimde uygulanmakta ve yaygın olarak tercih edilmemektedir.
Saksıda Yetiştirme
Begonvil cinsi bitkiler, sıcak iklimlerde yıl boyunca çiçek açabilen, renkli ve estetik değeri yüksek süs bitkileridir. Bitki, bu özelliğiyle bahçelerin yanısıra, balkon-teras gibi sınırlı alanlarda da tercih edilir. Kış aylarının soğuk geçtiği bölgelerde, genellikle saksılarda yetiştirilir. Üstelik begonvil türleri, saksıda da oldukça iyi gelişir. Köklerin sınırlı alanda tutulması, bitkinin hafif strese girmesine neden olur; bu da çiçeklenmeyi daha fazla teşvik eder.
Balkon-teras gibi alanda yetiştirilen bitkinin, güney cepheye yerleştirilmesi önerilir. Bu sayede, gün boyunca bol güneş alması sağlanır. Ancak, balkonun rüzgârdan ve soğuktan korunması gerekir. Begonvil duvara yakın konumlandırıldığında, gece oluşabilecek sıcaklık dalgalanmalarından daha az etkileneceğinden çiçek verimi daha da artacaktır.
Saksıda yetiştirilen begonvil türlerinin, sağlıklı kalabilmesi ve estetik görünümünü sürdürebilmesi için, belirli aralıklarla saksı değişimi yapılması gerekir. Çünkü zamanla bitkilerin kök sistemi, saksıyı tamamen doldurur; saksıdaki toprağın yapısı bozulur, besin içeriği azalır ve geçirgenlik sorunu ortaya çıkar. Bu koşullarda, bitkinin gelişimi yavaşlar ve çiçeklenmesi olumsuz etkilenir. Saksı değişikliği yapmak, bitkiye taze ve besince zengin ortam sağlar. Bu işlem, bitkinin hem kök gelişimini hem de çiçek verimini destekler.
Saksı Değiştirme
Bitkinin gelişiminin duraklaması, köklerinin saksı dışına çıkması, suyun toprağa zor nüfuz etmesi gibi belirtiler, saksı değişiminin gerektiğine dair önemli verilerdir. Saksı değişimi için en uygun zaman, ilkbahar başlangıcıdır. Bu dönemde begonvil bireyleri, henüz etkin büyüme evresine geçmemiş olur ve yeni ortama daha kolay uyum sağlar. Saksı değişimi, bazı adımlarla uygulanır.
Yeni saksı, mevcut saksıdan yalnızca bir boy büyük olmalıdır. Çok büyük saksı kullanımı, bitkinin enerjisini yaprak üretimine yönlendirerek çiçeklenmeyi geciktirebilir.
Genç bitkiler için, yaklaşık 20–25 cm derinliğindeki saksı yeterlidir. Bitki geliştikçe ve olgunlaştıkça, 40–45 cm derinliğe sahip daha büyük saksıya geçilmelidir.
Begonvil türleri, belirli ölçüde kök sıkışıklığına uyum gösterebilir. Fazla büyük saksılar ise toprakta su birikimine neden olur ve bu da kök çürümesine yol açabilir.
Saksılarda drenaj sistemi çok önemlidir. Yeni saksının dibinde, yeterli delikler bulunmalıdır. Su birikmesini önlemek için, gerekirse tabana çakıl taşı, kiremit parçası gibi malzeme yerleştirilebilir.
Toprak karışımında, geçirgenliğin iyi ve besin açısından zengin olması beklenir. Uygulamada, bahçe toprağı-torf-perlit-yanmış çiftlik gübresi karışımı, ideal yetiştirme ortamı sunar.
Bitki, eski saksısından özenle çıkarılmalı ve kök sistemi dikkatle gözlenmelidir. Eğer çürümüş ya da dolanmış kökler varsa, temiz bir makasla budanmalıdır.
Yeni saksıya uygun biçimde yerleştirilen bitkinin çevresi, hazırlanan toprak karışımıyla doldurulmalı; toprak yüzeyi hafifçe bastırılmalı ve ardından bolca can suyu verilmelidir.
Saksı değişiminden sonra bitki, birkaç gün boyunca yarı gölge alanda tutulmalı ve doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır. İlk bir-iki hafta boyunca aşırı sulamadan kaçınılmalı; köklerin yeni ortama uyum sağlaması beklenmelidir.
Hastalık ve Zararlılar
Begonvil türleri, genellikle dayanıklı ve sağlıklı gelişen süs bitkileridir. Ancak, bu türler de hatalı bakım uygulamaları sonucunda, zaman zaman bazı hastalıklar ve zararlılara karşı hassas hâle gelebilir ve bunların etkisinde kalabilir. En sık karşılaşılan zararlılar arasında; yaprak bitleri, unlu bitler, kırmızı örümcek akarları ve yaprak galeri sinekleri bulunmaktadır.
Begonvil türlerinin karşılaştığı hastalıklar arasında; kök çürüklüğü, yaprak lekeleri ve gri küf önem kazanır. Bu hastalıklar, genellikle aşırı sulama, olumsuz drenaj ve ortamda yoğun nemlilik koşulları sonucunda gelişir.
Sorunlardan korunmak, önlem almak ve müdahale amacıyla yapılacak başlıca işlemler şunlardır: kontrollü sulama, iyi drenaj koşulları, hasta yaprakların uzaklaştırılması ve gerektiğinde dikkatli mantar ilaçları kullanımı. Zamanında alınan önlemlerle bitkiler, kısa sürede toparlanabilir ve sağlıklı gelişim sürdürebilir.
Peyzajda Kullanımı
Begonvil cinsi bitkiler, genellikle dikimden sonraki 2–3 yıl içinde çiçeklenmeye başlar. Ancak, tam olgunluğa erişerek güçlü yapraklanma ve çiçek gelişimi göstermesi üç-beş yılda gerçekleşebilir. Bu süreç sonunda bitki, estetik ve işlevsel değerleriyle bahçede önemli yer edinir.
Begonvil türleri, Akdeniz gibi sıcak bölgelerde estetik değeri, renk çeşitliliği ve çok yönlü kullanımı ile peyzaj mimarlığında öne çıkan çok yıllık, odunsu, dikenli ve çiçekli sarmaşık bitkilerdir. Özellikle parlak ve canlı renklerdeki brakteleriyle dikkat çekerler. Bu düzenlemeler mor, fuşya, turuncu, pembe, kırmızı, sarı ve beyaz gibi çok çeşitli ve canlı tonlarda olabilir.
Bitkiler, ilkbahardan sonbahara kadar süren uzun çiçeklenme dönemi boyunca görsel etkililiği koruyarak, alanın renkli ve dinamik kalmasını sağlar. Bunun yanında kuraklık, tuzluluk ve kirliliğe karşı dayanıklılığı sayesinde, çevresel stres koşullarına karşı da direnç gösterirler. Bu da kentsel ve kırsal alanlarda sürdürülebilir peyzaj uygulamaları açısından büyük avantaj sağlar.
Begonvil türleri, sadece estetik değil, aynı zamanda kültürel simge olarak da önemlidir. Bu bitkiler, özellikle yaygın görüldükleri Ege, Akdeniz, Orta Doğu, Güney Asya bahçelerinde; taş duvarlar, kemerli geçitler ve su ögeleriyle birlikte ele alındığında, geleneksel bahçe ortamının tamamlayıcı unsurları olarak kabul edilmiştir.
Şevket Alp
Prof. Dr; Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Fotoğraflar: Şevket Alp
Kaynakça
Kobayashi, K.D., McConnell, J. & Griffis, J. Bougainvillea. College of Tropical Agriculture and Human Resources, University of Hawai‘i at Mānoa. 2007.
Roy, R.K. & Singh, S. Migration and domestication of Bougainvillea: A historical review. Chronica Horticulturae, 56-2 (2016): 10–15.