ARTIK ESKİ YAZLAR, ESKİ KIŞLAR YOK!
İklim Krizi ve Mevsimsel Dönüşüm
Küresel ısınma deyince akla gelen ilk mevsim genelde yazdır. Oysa küresel ısınma, sadece yazların daha sıcak olmasına değil; kışların da daha yağışsız, daha değişken ve öngörülemez olmasına yol açıyor.
Kışın kar yağışlarının giderek azalması, yağan yağmurun beklenmedik biçimde, dengesiz, fırtınalar eşliğinde yağması; hem verimli toprak tabakasının süpürülmesine, hem de yer altı sularının beslenememesine sebep oluyor.
Gelinen noktada sorunlar, geri dönülemeyecek tehlikeli boyutları işaret ediyor. Ülkemizin birçok bölgesinde, kış ayları daha kurak ve ılıman geçiyor; kar örtüsü ya oluşmuyor ya da kısa süreli kalıyor; barajlardaki doluluk oranları beklenen sınırlara ulaşamıyor.
Özellikle kentlerde beton, asfalt ve yoğun yapılaşma nedeniyle “kentsel ısı adası etkisi” yaşanıyor ve bu alanlar, normal seviyelere göre birkaç derece daha sıcak oluyor. Yağan şiddetli yağmurlar, plansız kentleşme ve beton-asfalt kullanımının yaygınlığı-yoğunluğu sebebiyle; yağmur sularının toprak tarafından emilememesine ve giderek daha büyük çaplı taşkınlara neden oluyor.
Kent içi yeşil alanlar ise kış aylarında yeterli miktarda su alamadığı için, yaz aylarında kuraklık problemi ile karşı karşıya kalıyor. Ayrıca, özellikle sık ağaçlandırma modelinin uygulandığı parklar ve bahçelerde, aşırı sıcaklardan dolayı bitki hastalıkları daha çok görülüyor ve sorunların yayılma hızı da daha fazla oluyor.
Ayrıca, yapılan fenolojik gözlemlere göre, kış aylarının yeterince serin geçmemesi sebebiyle; çiçekli ağaç ve çalılarda, özellikle meyve ağaçlarında, uyku dönemine girme sürecinin aksadığı tespit edilmektedir. Bu aksama, bitkilerin çiçeklenme süresinin düzensiz olmasına ve giderek verimin azalmasına yol açmaktadır. Daha sıcak kışlarda bitkilerde erken tomurcuk patlaması gerçekleşir. Ancak erken dönemde yaşanan ani don olayları sebebiyle tomurcuklar zarar görür ve ürün kayıpları artar. Çiçeklenme zamanı ötelendiğinde ise, arılar ve böcekler beslenemez. Ekosistem dengesi önemli ölçüde bozulur.
Ne Yapmalı?
Son zamanlarda gündemi en çok meşgul eden ve en çok tartışılan sorunlar arasında yer alsa da; gerek konunun çok yönlü ve karmaşık oluşu, gerekse yanıtların çok farklı boyutlarda ele alınışı, gerçek anlamda çözüm yollarına yönelik uygulamaların hayata geçirilmesini zorlaştırmaktadır. Sorunların büyüklüğüne ve çözüme yönelik girişimlerin güçlüklerine rağmen, öncelikle uygulanması gereken bazı başlıkları hatırlamakta yarar var.
- Kentlerde yağan yağmurun her şekilde depolanmasını sağlayacak altyapı sistemi oluşturulmalıdır. Böylece, yağmur hasadı ile toplanan yağmur sularının, gerekli ortam ve koşullarda çeşitli biçimlerde kullanılarak değerlendirilmesi mümkün olur.
- Kentlerdeki yeşil alanların artırılması, kent içi sıcaklığın dengede tutulmasına önemli katkı sağlar.
- Kent içi peyzaj alanlarında, özellikle yöreye uygun, doğal ve dayanıklı bitkiler tercih edilmelidir. Bu uygulama, iklim krizinden kaynaklanan sorunlara karşı, daha dirençli doğal çözüm sağlar.
- Tercih edilen bitki gruplarının, fazla su tüketmeyen türler olmasına özen gösterilmelidir.
- Kentleşme çalışmalarında kullanılan döşeme malzemesinde, doğal taş gibi geçirgen unsurlar seçilmeli; uygulamada geçirgen teknikler tercih edilmelidir.
- Nüfus artışıyla beraber ihtiyaç duyulan yapılarda, enerji tüketimini en aza indirmek amacıyla, sıcaklık farklarını en aza indiren yalıtım malzemesi kullanımı teşvik edilmelidir.
- Güneş panelleri, jeotermal teknikler gibi, yenilenebilir enerji kullanımı yaygınlaştırılarak enerji güvenliği artırılabilir.
- Binalarda yeşil yapılara daha çok yer verilebilir; yeşil sistemli duvarlar ve çatılara yönelik uygulamalar teşvik edilebilir.
- Küresel ısınma ve iklim değişikliği sorunları ile çözüm çalışmalarına ilişkin konularda, ilgili kurum-kuruluşlar tarafından bilinçlendirme etkinlikleri gerçekleştirilebilir.
- Bitkilendirme çalışmalarında, açık alanlarda rüzgârı kesebilecek çalı ve ağaç grupları ile yağış sırasında toprakta suyu tutabilecek yer örtücü bitkiler önem kazanır.
- Özellikle kış aylarında ve baharda çiçek açan, bakımı oldukça kolay ve drenaj problemi çözümlenmiş, soğanlı bitki gruplarına yer verilebilir.
- Küresel ısınma koşullarında, bitkilendirme çalışmalarına ilişkin projeler; dayanıklılık-sürdürülebilirlik-estetik ilkeleri bir arada düşünülerek düzenlenmelidir.
Nihan Sevinç Muşdal
NGBB Peyzaj Yüksek Mimarı
Fotoğraflar: NGBB Arşivi