Bir bitkinin doğadaki canlı örneğinin, yıllarca saklanabilen bilgi kaynağına dönüşebildiği sürecin adı olan "Herbaryum"; kısaca şöyle tanımlanır:
"Kurutulmuş bitki örneklerinin özenle saklandığı bilimsel koleksiyon."

Tıpkı bir sanat müzesinde olduğu gibi, bu “Kurutulmuş Bitki Müzesi"nde de doğanın farklı köşelerinden toplanmış bitki örnekleri görülebilir ve geçmişten günümüze bitki çeşitliliği takip edilebilir. Herbaryumda bitki örneklerinin uzun yıllar boyunca bozulmadan kalabilmesi, ancak belirli koşullarda ve gerekli yöntemlerle saklanmasına bağlıdır.

Herbaryumlar başta tıbbi bitkileri saklamak amacıyla eczacılar tarafından kurulmuştur. Bilinen en eski herbaryum örnekleri, 16. yüzyıla kadar uzanır. Günümüzde ise bitkilerin her evresinin tek seferde incelenmesi, taksonomik ve sistematik araştırmalarda kanıt olarak kullanılması gibi birçok amaca hizmet eder.

İklim değişikliği döneminde, biyolojik çeşitliliği korumanın en güçlü araçlarından biri de herbaryumlardır. Herbaryumlarda belirli bitki bölgeleri kayıt altında tutulur; böylece bölgedeki bitkilerde meydana gelen değişikliklerin gözlemlenmesi ve tehdit altındaki türlerin tespit edilerek koruma çalışmalarının başlatılması mümkün olur.

“Index Herbariorum” 2018 yılı verilerine göre, dünyada 3095 aktif herbaryum bulunmaktadır. Dünyada bilinen en büyük herbaryum ise Londra’da bulunan, "Royal Botanic Gardens, KEW" Herbaryumu’dur. Bu herbaryum, 8 milyondan fazla örneğiyle adeta dünyanın bitki hafızasını saklar.

Ülkemizde bulunan 69 herbaryum arasında yaygın bilinen örnekler şunlardır:
Ankara Üniversitesi'nde, "ANK"
İstanbul Üniversitesi'nde, "ISTE" ve "ISTO"
Ege Üniversitesi'nde, "EGE"

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi (NGBB) Herbaryumu, 2004 yılında kurulmuştur ve hâlen 15 binden fazla bitki örneğine sahiptir.

Bitkilerin Herbaryum Süreci

Herbaryumlarda bulunan örnekler, genellikle bilim insanları veya yurttaş bilginlerce, çeşitli bitki habitatları (canlının yaşam alanı)'ndan toplanır. Toplanan örnekler kurutulur, dezenfekte edilir, özel dosyalara yapıştırılır, bilgileri kayıt altına alınarak özel koşullarda saklanır.

Bitkinin kök, gövde, yaprak kısımları (vejetatif) ile çiçek, meyve (generatif) kısımlarını kapsayan örnekler; bitkiye ve popülasyona zarar vermeden, gerektiğinde ekipman yardımıyla toplanmalıdır. Sonraki aşamada bilgileri not edilen bitki, topraktan olabildiğince arındırılır ve organları doğadaki şekline uygun olarak prese alınır. Bitkinin preslenmesi kapladığı alanı azaltarak saklamayı da kolaylaştırır.

Herbaryuma teslim edilen bitki örneği, tam kuruma sağlanana kadar belirli nem ve sıcaklıkta tutulur; bu arada sık sık kontrol edilir. Daha sonra, dezenfekte işlemi için derin dondurucuya alınan bitki, burada böceklerin ve mikroorganizmaların ölmesi için gerektiği kadar bekletilir. Bu işlem, bitkinin daha uzun süre saklanmasını sağlar.

Derin donduruculardan önce, 1980’lere kadar bilim insanları, bitkilerin üzerine cıva klorür (HgCl2) püskürtme yöntemini kullanıyordu. Ancak, cıva klorürün hızlı buharlaşması ve buharın insan sağlığına zararları sebebiyle bu uygulamadan vazgeçilmiştir.

Herbaryuma alınan bitki örneği, numaralandırılır ve zarar vermeyecek şekilde, asitsiz herbaryum kartonuna tutturularak sabitlenir. Daha sonra, bitkinin ve toplayıcının bilgilerini içeren etiket hazırlanıp kartona yapıştırılır. Bu işlemler sonucunda hazır hale gelen herbaryum örneği, belirli evrimsel ve alfabetik sırayla dolaplara kaldırılır. Dezenfekte edilen örneklere, bitki-yiyecek kalıntıları gibi yabancı maddelerin bulaşmaması için, gerekli önlemler titizlikle uygulanmalıdır.

Bitkinin nerede ve hangi tarihte toplandığını gösteren etiketler, ekolojik değişimler veya türlerin yok oluşu gibi konularda, sürecin izlenebilmesini sağlayan önemli veriler sunar. Görüldüğü gibi, preslenmiş her bitki örneği, doğanın hafızasında saklanan bir sayfadır. Gerekli iklimlendirme ve fumigasyon işlemleri ile düzenli kontroller, bitki örneklerinin uzun yıllar boyunca bozulmadan saklanmasını sağlayabilir.

Herbaryumlar ve Teknoloji

Teknolojinin gelişmesiyle çoğu alanda yaşanan değişim-dönüşüme herbaryumlar da uyum sağlayarak, koleksiyonlarını dijital ortama aktarmaya başladı. Böylece, herbaryumlarda bulunan bilgiler, herkesin her yerden erişimine ve yararlanımına açık hâle geliyor.

Dijital ortamın önemli avantajlarından biri de herbaryumda oluşabilecek herhangi bir olumsuzluk hâlinde, bilgilerin-verilerin korunmuş olmasıdır. Sonuçta herbaryum yapılanmasına, dijitalleşme basamağı da eklenmiş oluyor. Bu basamakta herbaryum ağlarına girildikten sonra, etiket bilgileri ve örneklerin fotoğrafları çekilerek düzenlenen web sayfalarına yükleniyor. Bu konuda küresel bilgi sistemi oluşturmak amacıyla düzenlenmiş olan, "Çevrimiçi Dünya Florası" (World Flora Online - WFO) sayfasından, dünya bitkilerine ulaşmak mümkündür.

Doğada gördüğümüz bir bitkiye bakarken, belki de onun bir gün herbaryumda saklanarak, bilim dünyasına ışık tutacağını düşünebiliriz. Çünkü herbaryumlar, yalnızca geçmişin değil, geleceğin de biyolojik arşivleridir.

Melani Aydın
NGBB Herbaryum Görevlisi

Fotoğraflar: NGBB Arşivi

Kaynaklar