Doğayla yakından temas kurmak, her yaş grubunda hem beden hem ruh için destekleyicidir. Park, bahçe, orman gibi alanlarda vakit geçirmek; çimde, kumda çıplak ayakla yürümek, oturup uzanmak; ellerimizin kirlenmesine aldırmadan toprağa dokunmak, toprakla haşır neşir olmak sağlıklı yaşamın işaretleridir. Doğa doğrudan öğretmez; ritmi, sabrı, beklemeyi, yeniden başlamayı hatırlatır.

Doğayla kurulan temas sayesinde, hem beden hem ruh tazelenir; Toprağa dokunduğumuzda ya da toprağın kokusu içimize dolduğunda, nefesimiz derinleşir, bedenimiz gevşer, acelemiz azalır. Doğayla bağ kurmak kaçış değil, yeniden buluşmadır. Doğa, her kışın ardından bir uyanış, her durgunluğun ardından bir hareket, her sessizliğin ardından yeni bir yaşam fısıldar.

Özellikle kış mevsiminin kasvetli, soğuk, zorlayıcı günlerinden sonra, ilkbahar geldiğinde; açık havada dinlenmek, güneşle-bitkilerle bir arada olmak isteriz. Kışın içine çekildiğimiz kapalı hâlden çıkıp; doğayla, ışıkla, rüzgârla, yeşille temas etmeyi hatırlar; kendimizi yeniden tanırız. Sırtımızı ağaca yaslayıp, yüzümüzü güneşe döndüğümüzde, yalnızca ısınıp dinlenmeyiz; aynı zamanda kendimizi güvende hisseder, adeta daha görünür oluruz. İlkbahar, içimizdeki çocuk hâline en çok benzeyen mevsimdir.

İlkbaharda doğa uyanır, tomurcuklar açarken, her gün yeni bir öğrenme ve keşif sürecinde olan çocuklar da bu sürece ilgi ve merakla tanıklık eder. İlkbaharın hareketli ve canlı yapısı, gelişiminin en hızlı evresini yaşayan çocukların enerjisiyle örtüşür. İlkbahar, çocukların doğayı duyularıyla deneyimleyerek keşfetmesi için en uygun koşulların oluştuğu mevsimdir. Bu nedenle bu mevsimde, onların doğayla bağ kurmasını sağlamak önemlidir.

Çocuklarla birlikte gerçekleştirilen bahçecilik uğraşı, farklı beceriler geliştirmenin yanı sıra; toprağa dokunmak, ekip dikmek, gözlemlemek, sulamak, bakım yapmak gibi farklı süreçlerde öğrenmeyi somutlaştırır. Örneğin, bir bitkinin büyümesi için geçen zamanı gözlemlemek, sabır ve sorumluluk duygusunu da destekler.

İlkbahar, ev yaşamında da doğayla uyumlu düzen kurma fırsatı sunar. Yeni mevsimin yeni koşullarına uyum amacıyla evde yapılacak etkinliklere çocukları da dâhil etmek; onların düzenleme, sorumluluk alma ve işbirliği becerilerini geliştirir. Bahar temizliği yapmak, mevsimlik giysileri yerleştirmek, oyun alanını düzenlemek gibi basit görevler, çocuğun hem motor becerilerini hem de aidiyet duygusunu güçlendirir.

Yeni mevsim, yeni tatlar demektir. İlkbaharda ortaya çıkan meyveler-sebzeler, beslenme çeşitliliğini artırmak için doğal fırsatlar sunar. Çocukların farklı besinleri tanıması, tatması, üretim sürecini gözlemlemesi; besinlerle kurduğu ilişkiyi boyutlandırır.

Doğayla kurulan temas, yalnızca fiziksel etkinlik değil; duygusal ve bilişsel gelişimi de destekleyen bütüncül deneyimdir. İçimizdeki ya da yanımızdaki çocuğu doğayla buluşturmak, hem iç dünyamızı hem de çevreyle kurduğumuz bağları besler. İlkbahar ise bu buluşmanın en doğal davetidir.

Nurhan Ay
NGBB Eğitim Bölümü Başkanı